Tarih Boyunca Kağıt Paralar ve Kalpazanlık

Mal-para dönemi bitti
Yapı Kredi Yayınları’ndan (YKY) çıkan ‘İmparatorluktan Cumhuriyete Kâğıt Paranın Öyküsü’ isimli kitapta Batı’ya ayak uydurmak için yapılan reformlar, girilen savaşlar, Cumhuriyet’in kurulması ve devrimler, kâğıt paraların tanıklığında anlatılıyor.
Değişik toplumlarda kurutulmuş balıktan kürk, tütün, şeker, kakao, pirinç, deniz kabuğu, at, çivi, tahil gibi pek çok eşya para vazifesi gördü. Tarihte iki tür para vardı. Biri altın gümüş gibi mal-para diğeri ise itibari değeri olan kağıt paralardı.

İlk para Çinliler’den
Tarihteki ilk kâğıt para M.Ö. 140 yılında Çinlilerce kullanıldı. Uygurlar kumaş, Hazarlar ise deri-para kullandı. Paranın ortaya çıkmasıyla kalpazanlık da başladı. Sahte paralar için başından beri hep sert ceza önlemleri alındı. Kâğıt para Batı’da ise ilk kez Amerika’da 1680 yılında asker maaşları için çıkarıldı. 

Padişah mührü vardı
Batı’nın tersine Osmanlı’daki para sistemi madeni para rejimine dayanıyordu. İlk sikkenin Osman Bey zamanında bastırıldığı tahmin ediliyor. İlk kâğıt para 1840 yılı ocak ayında elle yazıldı. Büyük ebatlı silinmez mürekkeple yazılan paranın üzerinde devletin şifresi vardı. Ayrıca padişah mührü de basılmıştı. Daha sonra kupür ve faizi yazan damgalar da basıldı ama kalpazanlığa önlem alınamıyordu. Birkaç ay sonra para şekil değiştirdi, seri numarası eklendi.

Ceza notu üzerindeydi
Kaimeler (kâğıt para) neredeyse ilk çıktığı günden itibaren taklit edilmeye başlandı. Tedbir olarak üzerlerine seri numarası konuldu. Ayrıca paraların tip ve renkleri de sahtecilere karşı her yıl değiştirildi. Sonraki emisyonlarda paraların arka yüzüne, sahteciliğe cüret edenlerin ‘ağır şekilde’ cezalandırılacağını belirtilen ‘uyarıcı’ notlar yazıldı. 

Osmanlı parası kaldı
Osmanlı Devleti yıkılmasına rağmen paraları 1928 yılına kadar hüküm sürdü. Ankara hükümeti 1927 Aralık’ında 88 bin pound maliyetle daha önce Osmanlı için de para basan İngiliz Thomas De La Rue matbaasında ilk kâğıt paraları bastırıp tedavüle sürdü.
Ancak paralar harf devriminden önce basıldığı için Arap harfliydi ve üzerindeki kupürler de Fransızca yazılmıştı. 

İlkeler paralarda...
Paraların üzerindeki resimlerle  halka çeşitli mesajlar da veriliyordu. Arka plandaki Meclis binası, önünde çift süren bir çiftçi ve milliyetçiliği yansıtan bozkurt resimleri paralara basılıyordu. Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün ardından paralara Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün resimleri basılıyordu.
1951-1971 arasında basılan beşinci emisyon en renklisiydi. Daha önce teknoloji eksikliği nedeniyle yurtdışında basılan paralar, 1966-1983 arasında 20 Türk LirasıInın  dışında Merkez Bankası tarafından basıldı.
1970’lerin sonları yüksek enflasyonun en çok hissedildiği yıllardı. Öyle ki 1980’lerde kuruş tarih oldu. 2000’lere yaklaşırken paraların üzerindeki sıfırlar da sayılamamaz hale geldi. Artık para birimi lira değil sanki ‘milyon lira’ydı. Menderes dönemindeki ‘Her mahallede bir milyoner olacak’ sözü ‘kâğıt üzerinde’ gerçek olmuştu...

Sahte paralar çok başarısız
Osmanlı döneminde olduğu gibi Cumhuriyet döneminde de devlet, kalpazanlarla uğraşmak zorunda kaldı. Kolay para kazanmak isteyen sahteciler boş durmadı. Ancak paraların kopyalanmaması için konulan resim, yazı gibi tedbirler zamanın teknolojisiyle ya da ilkel yollarla taklit edilince ortaya komik sonuçlar çıktı. İsmet İnönü ve Mustafa Kemal Atatürk’ün para üzerindeki resimleri sahte paralarda karikatür gibi olmuştu...

Bozuk sıkıntısını esnaf çözdü 
Çoğunlukla paralar yüksek kupürde basılınca günlük alışverişte kullanılan paralar ihmal edildi. Bozuk sıkıntısı nedeniyle alışveriş durma noktasına gelmişti. Esnaf, fırın, pazarcılar ve çeşitli vakıflar çarelerini kendileri buldu. Düşük değerli kağıtlar, jetonlar ve para biletlerini tedavüle sürdüler. Bu paralarda Türkçe’nin yanında Ermenice, Rumca ve Fransızca da kullanıldı. Bu paralar en çok 1876-1880 yılları arasında kullanıldı.

İngilizlerin sahte 10 lirası
Tarihte sahte paralar sadece kalpazanlar tarafından basılmadı. Devletler de I. ve II. Dünya savaşlarında karşı ülke ekonomilerini felce uğratmak için sahte paralar bastılar. I. Dünya Savaşı’nda İngilizler 1910 tarihli sahte 20 Alman Markları bastılar. Naziler de II. Dünya Savaşı’nda piyasaya 600 milyon Pound’luk İngiliz parası sürdü. Yine I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ekonomisini çökertmek için İngilizler Vahdettin döneminin sahte 10 liralıklarını bastırdı.

50 bin altınlık banknot
Osmanlı’da en büyük kupür 50 bin liralıktı. Paranın değeri tam 50 bin adet altına eşitti. Yani 360 kilo altın! 13 Eylül 1916’da basılan 21 adet banknot I. Dünya Savaşı’nda barışın ardından beş yıl içinde tamamı altın olarak ödenip tedavülden kaldırıldı. 

50 kuruş, gemiyle birlikte battı
Banknot, basılı kâğıt teknolojisi ve taklit önleyici tedbirler nedeniyle ihtisas işiydi. Türkiye uzun süre bunu edinemediği için paraları Amerika, İngiltere ve Almanya’dan ithal etmişti. II. Dünya Savaşı’nda Londra’da bir şirkete 1940 yılında 40 milyon adet 20 milyon Türk Lirası değerinde 50 kuruşluk banknot sipariş edildi. Ancak paraları getiren Yorkshire isimli gemi Yunanistan’ın Pire Limanı’nda mola verdiği sırada Alman savaş uçakları tarafından vuruldu. Denize dökülen paralar Yunanlılar tarafından yağmalanınca para Türkiye’de hiç tedavüle çıkmadı.

Paradaki ilk resim
Osmanlı’daki madeni paralarda hiç resim kullanılmadı. Bunun İslami inançlardan kaynaklandığı söleniyor. Kâğıt paralarda da durum aynıydı. 1841’den 1918’e kadar paralarda resim yoktu. Sadece 1916’da bozuk para sıkıntısına karşı basılan 1 ve 2.5 kuruşluk banknotlarda Süveyş Kanalı’nın resmi vardı. Osmanlılar Mısır ve Süveyş Kanalı’nı almak için iki sefer düzenlemişti. Daha sonra Haliç ve Ayasofya resimleri de paralarda kullanıldı.

http://www.radikal.com.tr